Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sarıkaya: Kalp ve metabolizma bozuldukça kanser riski artıyor

Van SBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, son yıllarda tıp dünyasında giderek daha fazla önem kazanan Kardiyovasküler-Böbrek-Metabolik (CKM) Sendromu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Sarıkaya, kalp, böbrek ve metabolik hastalıkların yalnızca birbirleriyle bağlantılı olmadığını, aynı zamanda kanser riskini de artırabileceğini belirtti.

Van SBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı

Van SBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, Amerikan Kalp Derneği’nin (AHA) 2023 yılında yayımladığı bilimsel bildiride CKM sendromunun obezite, diyabet, kronik böbrek hastalığı ve kardiyovasküler hastalıkların birbirini tetiklediği sistemik bir hastalık süreci olarak tanımlandığını ifade etti.

KANSER RİSKİ YÜZDE 30’A KADAR ARTABİLİYOR

Japonya’da yaklaşık 1,4 milyon kişinin verilerinin incelendiği ve AHA’nın bilimsel dergilerinden biri olan Circulation: Population Health and Outcomes’ta yayımlanan araştırmaya dikkat çeken Sarıkaya, CKM sendromu ilerledikçe yalnızca kalp-damar hastalıkları riskinin değil, kanser gelişme riskinin de yükseldiğini söyledi.

Araştırmanın yaklaşık 3,4 yıllık takip sürecini kapsadığını belirten Sarıkaya, özellikle CKM Evre 3 ve Evre 4 hastalarda kanser görülme sıklığının anlamlı düzeyde arttığını kaydetti.

Sarıkaya, ileri evre CKM sendromuna sahip bireylerde yeni kanser tanısı alma riskinin yaklaşık yüzde 25 ila 30 oranında daha yüksek bulunduğunu vurguladı.

“AYNI ZİNCİRİN HALKALARI”

Kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları ve metabolik bozuklukların birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Sarıkaya, “Bu hastalıklar aslında aynı zincirin halkalarıdır. Obezite, diyabet, hipertansiyon ve böbrek hastalıkları sadece kalp krizi veya inmeye yol açan sorunlar değildir. Aynı zamanda uzun vadede kanser riskini artırabilecek ortak bir zeminin parçalarıdır” dedi.

SAĞLIKLI YAŞAM VURGUSU

Doç. Dr. Sarıkaya, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekerek, “Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma, kilo kontrolü ile kan basıncı ve kan şekeri takibi sadece kalbimizi korumak için değil, genel sağlığımızı korumak ve kanser riskini azaltmak açısından da büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Tıpta yeni bir dönemin başladığını belirten Sarıkaya, gelecekte kardiyoloji, nefroloji, endokrinoloji ve onkoloji branşlarının daha yakın iş birliği içerisinde çalışacağını sözlerine ekledi.